BİL Kİ…

Tam otuz bir yıl olmuş birbirimize son kez el sallayalı… Bir ağustos sabahıydı. Sen, kutsal topraklara gidecek olmanın heyecanıyla kanatlanmış uçuyorken ilk kez kanatlarının altında olamadığım için üşüyordum ben. Uçak seyahati henüz bu kadar yaygın ve uygun değildi. Sen, yeni çıkan klimalı -ki zamana göre konforlu sayılan- otobüsün içinde otururken -üfleyen klimanın serinlettiğini işaret ederek- …

İNSAN OLMAK

İnsan olmak hususunda hepimiz müsaviyiz. Zira kadın ile erkek arasında ne bir eksiklik ne de bir fazlalık mevcuttur yaratılışta. Bizleri birbirimizden farklı kılan sadece fizyolojik ve psikolojik yapımızdır aslında. Kadın ve erkek, havadaki oksijen ve azot gibidir. Düşünürsek hava ne sadece azottan ne de oksijenden ibarettir. İkisinin bileşkesidir hava. İçinde mevcut olan diğer asal gazların …

ONLAR,KANLARI İLE İMZALADILAR, CANLARI İLE ÖDEDİLER…

  Enginlere sığmayan, koskoca bir tarihin yazıcılarının çocukları, torunlarıyız biz. Orta Asya’da açılan kapıların ardına, uçsuz bucaksız toprakları, akılla, mantıkla, ilimle, bilimle yönetilen koca bir milleti sığdırmışız biz. Saygı ve sevgiyle yoğrulmuş medeniyetlere, din, dil, ırk ayırt etmeksizin ev sahipliği yapmış bir ulusun mensubuyuz biz. Elbette iyi günlerimiz olduğu kadar, sıkıntılı günlerimiz de olmuş bizim. Aydınlıkları, …

FİKRİ FİRARDA…

  Fizyolojik olarak beynin, her zaman çalıştığını düşündüğümüzde, düşünmemek diye bir şey yoktur aslında. Düşüncenin tam tanımı hususunda uzlaşılamadığından belki de neyin düşünce olduğunu neyinse olmadığını söyleyemiyoruz. Genel yargıya göre düşünmek “sorgulamak” la daha alakalıymış gibi görünse de sözcüğün içinde hapsolmuş gibiyiz aslında. O halde bir karar vermeliyiz ya nöronların her hareketi düşünmektir ya da …

error: Content is protected !!