HOP HOP HOP DEĞİŞ TONTON

Sanırım şanslı bir çocuktum ben. Bazı çizgi filmlerin hem Almanca hem Türkçe versiyonlarını izleme şansına sahip oldum çocukluğumda. -Tabii bu bir şanssa!-

70’li yıllarda Barbapapa olarak izlediğim çizgi filmi, Türkiye’ye geldiğimde rahmetli Adile Naşit’in “Uykudan Önce” programındaki çizgi filmlerden biri olarak “Tonton Ailesi” adıyla izleme imkânım oldu. TV kanalı tek olduğu için çocuk, yetişkin ailecek izlerdik aslında.

“Şimdi bu çizgi film muhabbeti de nereden çıktı?” diyeceksiniz belki ama bu sabah sosyal medya hesaplarıma öğrencilerimiz için yeni eğitim öğretim yılı mesajımı yazarken “merak eden, okuyan, araştıran, soran, sorgulayan” kısacası değişime ve gelişime açık insanlar olmalarını salık veren bir mesaj yazdım her zamanki gibi. İşte tam o sırada düştü aklıma bu çizgi film. Belki de bizim nesilden, benim gibi bu filmden etkilenip; kendini değişime, gelişmeye, yeniliklere açık insanlar yetişmiştir diye düşündüm. Kimler hatırlıyor bu filmi bilmem ama yine de sanırım bizim kuşak hatırlayacaktır diye düşünüyorum. Hatırlamayanlar, bilmeyenler için önce kısaca bu çizgi filmden bahsedeyim isterseniz.

Orijinal adı Barbapapa olan Fransız yapımı bir çizgi filmden bahsediyorum. “Hup hup hup barbatruck” “hop hop hop değiş tonton” diyerek istedikleri şekle dönüşebilen eliptik şekilli bir aileyi konu alan sevimli bir çizgi filmdi Tonton Ailesi. Her problemi değişerek çözebildikleri için birçok çocuğun o dönemde gıptayla izlediği bir aileydi onlar. Çocuk uçurumdan mı düşüyor, hop hop hop baba koşup uçak olup kurtarıyordu; hava mı sıcak terden mi bayılıyorsunuz hop hop hop değiş tonton, anne vantilatör olup serinletiyordu. Yoksa çocuk tontonlardan biri çok mu yoruldu, oturması mı gerek, hop hop hop değiş tonton, tontonlardan biri koltuk oluyor diğeri oturuyordu.

Tüm bu değişik şekillere girebilme özelliklerine rağmen sürekli yeni arayışlar içinde olan bir aileydi Tonton’lar.

Demek ki biz daha küçükken, kodlanmıştı zihinlerimize değişime ve gelişime açık olma fikri. Belki de birçoğumuz, izlediğimiz bu filmlerden edinmişiz merak duygumuzu, yeniliklere açık olma halimizi, kim bilir?

Aslında bir toplumu oluşturan bireyler için ne kadar önemli bir özelliktir değişmek ya da değişimleri kabul edebilmek. Gelişen ve değişen dünyaya adapte olabilmek… Değişmek, değişen koşullara uyum sağlayabilmek ve bunu yaparken kendini yenilemek, artık işlemeyen ne varsa vaz geçip yenisini kabul edebilmek…

Hayat şartları değişiyor, teknolojiler değişiyor, bilim, sanat, edebiyat yani kültürler değişiyor… İnsanlar, hatta insanlık değişiyor… Tüm bunlar değişirken biz, yerimizde kalamayız, kalmamalıyız elbet. Çağlar öncesini yaşayamayız. Olumlu yönde olan tüm değişimlere açık olmalıyız. Hatta bu değişime ayak uydurmakla kalmamalı, biz de katkıda bulunmalıyız.

Duygular, düşünceler, tutumlar, davranışlar, alışkanlıklar değiştikçe önce merak edilip araştırılmalı, sorgulanmalı, sonra mantığa uygun olanlarına uyum sağlanmalı. Artık işlevini yitirmiş olanlardan vaz geçilmeli. Bırakmaya cesaret edilebilmeli.

Belki de insan, işe önce kendisiyle başlayabilmeli. Yüzleşebilmeli kendi gerçekleriyle…

Mesela sorgulamalı kendini delice…

Duygularını, düşüncelerini, fikirlerini, hayata bakışını sorgulamalı belki önce.

Neyi, neden yaptığını daha çok düşünmeli belki. Yanlışları ile yüzleşmeli, tabularını yıkmalı, katı kurallarını esnetmeli belki. Doğru bildiklerinden taviz vermemeli ama yanlışlarını kabullenip hayatından söküp atmalı… Kendi ruhunu, zihnini, bedenini temizlemeli insan.

Böyle bir değişime ve yenileşmeye açık zihinler arttıkça, eminim önce güzel insanlar, sonra mutlu aileler sonra da mutlu, başarılı çağdaş toplumlar oluşturabiliriz evrende.

İşte tüm bu sebeplerden; soran, sorgulayan, merak eden, araştıran, okuyan, gelişen ve değişen bireyler için, başarılı bir eğitim öğretim yılı olsun diyorum…

Bilimde, edebiyatta, sanatta, sporda başarıdan başarıya koşan gençlerle dolsun ülkemiz.

Değişimin ibresi hep iyiden, güzelden, doğrudan, başarıdan ve mutluluktan yana olsun…

İlimin, bilimin, kültürün, sanat ve sporun aydınlığında; çağdaş insanlarımız çok olsun…

Facebooktan yorum yazın
Sosyal medyada paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir