ALNIMIZDA BİLGİLERDEN BİR ÇELENK

Bir toplumun en büyük düşmanı cehalettir. Bilgiye aç insanlar, doğru bir şekilde doyurulmazsa gelişememiş, geri kalmış, karanlık ruhlu toplumlar oluşur. Beynin açlığı midenin açlığına benzemez! Çünkü eğitilmemiş zihinlerin çobanı olmak kurnaz tilki ve acımasız kurda düşer.

Öğretmen, çağlar boyu bilginin timsali, ilimin ışığı, insanın kıymetlisi olmuşsa zihnini besleyip büyüttüğü insanlar, söndürdüğü karanlıklar buna mukabil yaktığı binlerce ışık sayesinde olmuştur. Aydınlattığı her bir zihinle ülkenin ışıltısına can, parıltısına yepyeni bir renk kazandıran bir öğretmeni daha fazla ne mutlu edebilir ki?

Öğretmenine dolayısıyla eğitime hak ettiği değeri vermeyen toplumlar, karanlıkların esiri olmaya mahkûmdur.

Biz, aldığımız eğitimle “Bana bir harf öğretenin bin yıl kölesi olurum.” diyen bir peygamberin yolundan “Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır. Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” diyen büyük bir liderin yoluna evrilen yolumuzda, alnımıza bilgilerden bir çelenk takmış yürürken, sorumluluğumuzun bilincini taşıyan öğretmenler olduk hep.

Hızla gelişen, dönüşen, değişen bir çağda bilgiyi sadece bilgisayarlara yazmak yerine insanların beynine yazmaya devam etmenin, insanlığın geleceğine yapılmış en büyük yatırım olduğunun bilinciyle fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür öğrenciler yetiştirme hedefimizden hiç taviz vermedik. Çünkü belki bir gün fişi çekilen makinaların karanlığında insanlar yine hayatta kalmak zorunda olacak, çünkü başkalarına başka şeylere olan her tür bağımlılık düşünceyi körleştirir, insanı köleleştirir, çünkü insan nesli var olduğu sürece ona bahşedilen en önemli vasfı olan beynine ve vicdanına her zaman ihtiyaç duyacak.

Öğretmenlik mesleğine yaşamının büyük bir bölümünü vermiş bir eğitimci olarak hep ilk önceliğim iyi bir insan yetiştirmek oldu. Ondan sonra her ne yaparsa yapsın ama yaptığı işi en iyi şekilde yapan insanlar… Namusuyla, dürüstlüğüyle, saygınlığı ve iyi ahlakıyla örnek olan insanlar… Elbette sorduğumuzda herkes evladı doktor, hâkim, mühendis, mimar vb. olsun ister. Ama her toplumun elektrikçiye, tesisatçıya, aşçıya terziye, vb. de ihtiyacı var. Herkese saygı duyulsun her mesleğe kıymet verilsin. Ama bırakın herkes eğitimli olsun. Okusunlar. Aşçı bilgili ve kültürlü olsun, tesisatçı bilinçli, araştırmacı çok okuyan biri olsun, terzi yaratıcı, üretken, yenilikçi olsun… Okumak sadece belirli mesleklere mâl olmasın. Bırakın herkes okusun, bilginin ışığında hayata karışsın.

Unutmayın bunlar iyi bir eğitimin sonucunda yalnız ve ancak iyi öğretmenler sayesinde olacaktır!  

Bırakın iyi yetişmiş öğretmenler, tıpkı Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi her alanda, yurdumuzun hatta dünyanın her sathına yayılan fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirsin. Bırakın zihni bilgiyle doymuş, vicdan sahibi nesiller toplumların aydınlık geleceğinin meşalelerini yakan öğretmenlerin ellerinde hayat bulsun.

Karanlığa ve cehalete meydan okuyan, onlara karşı kalemi ve kitapları ile savaşan vefakâr ve cefakâr öğretmenlere hak ettikleri değeri, yitirdikleri itibarı geri verin, genç öğretmenlerin yolunu açın, emektarları anın, tecrübelerinden her daim faydalanın.  Bakın o zaman şair Ceyhun Atıf Kansu’nun dünyanın bütün çiçekleri dediği o çocuklar, gençler nasıl tomurcuklarından açan envaı çeşit ve renkte çiçekler oluyor izleyin.

Rengârenk çiçeklerin kuşattığı bir dünyada başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimizi rahmet, saygı ve minnetle, hayatta olan ve meşalesi her daim yanan tüm öğretmenlerimizi saygı ve muhabbetle anıyor, 24 Kasım Öğretmenler Günlerini yürekten kutluyorum.

Mensubu olmaktan onur duyduğum bu kutsal mesleğe gönül vermiş tüm meslektaşlarıma esenlik dolu günler diliyorum…

 

 

2 thoughts on “ALNIMIZDA BİLGİLERDEN BİR ÇELENK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir