KAOSTAN …

Bir yılgınlık, bir bezginlik bir bitkinlik hali…

Yüzler asık, kafalar yerde; agresif bakışlar, gergin insanlar;  her an biri birinin boğazını sıkacakmış gibi kimi tedirgin kimi saldırgan bir ruh halinde.

Birbirine, gözünün üstünde kaşın var, demeye bile korkan sanki kara gözlüklü, kara pardösülü insanlar sürüsü etrafta…

İnsanlık olarak ikiye bölündük; kurtlar ve kuzular… Ezen ve ezilen… Buyuran ve biat eden… Kısacası biz ve onlar… Ortası yok!

İletişim teknolojilerinin jet hızıyla uzaya fırladığı çağda iletişimsizlik hat safhada.

İlişkiler laçka!

Evlerde aile içi iletişimsizlik, sokaklarda, iş yerlerinde, çarşıda, pazarda, insanlar arasında, okullarda çocuklar, gençler arasında, sevgide sevgililer arasında iletişimsizlik …

Asosyallik, bireysellik, içedönüklük kısacası bencillik!

Her şey sahte, her şey göstermelik;

Beş dakika önce sosyal medyada yanak yanağa postalanan bir fotoğrafın ardından gırtlak gırtlağa gelen çiftler, bebek gibi pürüzsüz ciltlerin arkasında saklanılan filtreler, kendine zengin süsü veren fakirler, fakir olmadığı halde dilenen zenginler, zengin olan sonradan görmeler, cahillikleri ile hava atıp takipçi artıran kurnaz tilkiler…

Her gün gazetelerde, haber bültenlerinde çarşaf çarşaf okuduğumuz şiddet ve cinayet haberleri ile sarsılan, yıkılan hayatlar ve tüm bunlara seyirci bırakılan insanlar.

Öte tarafta kimseye bir zararı olmayan bir kediyi tekmeleyip öldüren caniler, hayvanlara işkence eden vicdansızlar ve onlara gereğince ceza kesemeyen pervasızlar …

Dünyada yaşanan savaşlar, patlayan bombalar, eziyet gören insanlar, yersiz yurtsuz bırakılan sığınmacılar, sığındıkları yerlere aslında hiç de sığamayan vatansızlar, suçsuz günahsız ölen çocuklar, insanlar, insancıklar…

Bir tarafta tıksırıncaya kadar haram yiyip  şişen hödükler, diğer tarafta yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir damla su bulamayan garibanlar…

Sahtelikler, gerçeklikler; gerçek gibi gösterilen sahtelikler, sahte gibi gösterilen gerçeklikler…

Aldatanlar, aldatılanlar…

Offf… Bu nasıl bir kaos bu nasıl bir karmaşa? Yemin ederim yazarken bile içim daraldı, afakanlar bastı gerçekten. Kaostan beslenen bir dünyada harcanan ömrümüze acıdım. Oysa dünyanın hiçbir suçu yok. Beni kaosla besleyin filan demiş değil! Biz ona bunu reva gördük. Biz onu bu hale getirdik. Bu yaşadıklarımız ne dünyanın ne zamanın ne kaderin suçu. Bu, bizim suçumuz, biz insanların suçu!

Düşünsenize dünya yaratıldığında ne kadar mavi ve ne kadar yeşilmiş! Giderek artan insan popülasyonu ile kirlenmeye başladığı bilinen bir gerçek!

Peki neden suç bizde?

Yaşanan onca haksızlıklara, kötülüklere, caniliklere sessiz kaldığımız için suç bizde.

Kötülerle, kötülükle mücadele edebilecekken birlik olup iyiliği, güzelliği, doğruluk ve dürüstlüğü savunamadığımız için suç bizde.

Kötülerin güçlenmesine, cahillerin ve cahilliğin prim yapmasına müsaade ettiğimiz için suç bizde.

Doğruları görenler ve bilenler, doğru bildiklerini savunamadığı için suç bizde.

Cahillerle ve cehaletle mücadele etmediğimiz, kendi kabuğumuza çekildiğimiz için suç bizde.

Yalancının söylediği yalanın arkasında durduğu kararlılıkla doğru bildiklerimizin arkasında duramadığımız için suç bizde.

Riyakâr, ikiyüzlü, yalancı, dolandırıcı, cani insanların yalanlarını savunmak için gösterdiği mukavemeti, sağladığı istikrarı sağlayamadığımız için suç bizde.

Söyleyebilecek sözümüz varken yerimizde oturup söz söyleyemediğimiz, söylemekten korktuğumuz için suç bizde.

Bencil, menfaatperest, sahtekâr insanların arsız otlar gibi etrafta boy vermelerine izin verdiğimiz için suç bizde…

Her şeyin hızla tüketildiği bir çağda yanlış şeylerin tüketilmesine müsaade ettiğimiz için suç bizde!

Daha sayayım mı?

Aklı başında, okumuş, kültürlü, bilgili insanların içlerine kapandığı ve cahillerle, cehaletle mücadele etmekten çekindiği bir dünyada cahil cesareti ile palazlanan tüm kötüler ve kötülüklerle dünyanın sonunu getirdiğimiz için suç bizde.

Cennet gibi bir dünyayı, cehenneme çevirdiğimiz için suç bizde!

Zaman; aklın, bilginin, adaletin, doğruluğun ve cömertliğin yeniden diriliş zamanı. Uçurumdan önceki son çıkış. Daha huzurlu, aydınlık ve güzel yarınlar için tercih insanların:

Kalın sağlıcakla…

Paylaşın herkes okusun ;

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir