KATEGORİZE ETME!

Havayı geldiği gibi, rüzgârı estiği gibi, kadını da olduğu gibi kabul edin.

                                                                                                             Alfred de Musset

Sanırım, Musset’nin dediğini yapamadığımız için yaşanıyor bunca trajedi. Tüm dünyanın sorunu bu aslında.

Ne çok seviyoruz, insanların hayatı üzerinde konuşup onlara yön vermeye çalışmayı. Ama biri bizim hayatımıza, kıyısından dokunsa, ateş püskürüyoruz. Bu hep böyle oldu, olmaya da devam edecek sanırım. Özellikle de söz konusu kadınlar olunca herkes kendisini onların üzerinde hak sahibi sanıyor. Ahlakı, ahlaksızlığı, namusu, namussuzluğu kadınla özdeşleştiriyor. Erkek egemen toplumlarda birbirlerine söz geçiremeyen erkekler, kadına hükmederken erkek oluğunu hissediyor. Ejderha kesiliyor.

Hepimiz insanız şu fani dünyada. Ne eksiğiz ne fazla. Tamı tamına 46 kromozom. Kadın hakları aslında insan haklarıdır. İnsanların, feministlikle kadınların haklarını karıştırdığı günümüzde en büyük sorun; kadını insan olarak görememek, kategorize etmekle ilgilidir. Oysa kadın, bir erkeğin ne kadar hakkı varsa kendisi için de o kadar hak istiyor. Fazlasını değil! Anlaşılamayan bu.

Alacağı eğitime, seçeceği mesleğe, çalışmak isteyip istemediğine kendi karar vermek istiyor.

Sokağa ne zaman, nasıl, kimle çıkacağına,

Bir arkadaşıyla gidip bir kafede oturup kız ya da erkek arkadaşıyla sohbet edebilmeyi,

Kız arkadaşları olduğu kadar erkek arkadaşlarının da olmasını istiyor, yaftalanmadan,

Can güvenliği istiyor,

Evleneceği, seçeceği, seveceği insanları kendi belirlemek,

Saçının rengine, yüzünün makyajına, eteğinin boyuna, elbisesinin koluna kendi karar vermek istiyor.

Koca, erkek kardeş, baba, başka erkeklerden şiddet görmek istemiyor,

Yani yaşamak istiyor!

Kısacası bunları yapan erkekler kadar özgür olmak istiyor.

Soruyorum şimdi, bunlar ekstra talepler mi yoksa zaten her erkeğin rahatlıkla yaptığı insani bir hak mı?

Ben bir Türk kadınıyım, soyu sopu Orta Asya’da erkeğiyle yay çekip, ok atan,

Ben bir Türk kadınıyım, hemcinsleri Orta Çağ Avrupa’sında cadı diye diri diri yakılırken, Arap yarımadasında recim edilirken, kız bebekleri diri diri gömülürken “Ben bu ülkenin Han’ıyım bu da benin hanım.” diye eşini başköşeye oturtan Türk beylerinin soyundan…

Ben bir Türk kadınıyım, Kurtuluş Savaşında yavrusu yerine, top mermisinin üstünü örten, cepheden cepheye koşan,

Ben bir Türk kadınıyım, Ata’sının verdiği haklarla okuyup yazan, seçen seçilen, bilginin, sanatın ışığında koşan,

Ben bir Türk kadınıyım, cumhuriyetle taçlanan…

Ben Ata’sının “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” dediği Türk kadınıyım ve hep öyle olmak, öyle kalmak istiyorum…

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun…

Sosyal medyada paylaşın

Yorum Yazın

error: KOPYALAMA YAPAMAZSINIZ !!