OSTARA

Bu sabah, daha güçlü çan sesleriyle açtım gözlerimi uykudan. Serin ama güneşli bir pazar sabahında Almanya’daki Hristiyanların kırk günlük büyük perhizlerinin sonu, ilkbahar gün dönümünün yaşandığı 21 Mart’ta dolunayın görülmesinden sonraki ilk pazar günü bugün ama onlar için diriliş günü.

Almanca’da “Ostern”, İngilizce’de “Easter” diye yazılan bu bayram, adını baharın ve bereketin sembolü eski Pagan Tanrıçası Ostara’dan almış. Yani aslında bu bayramın kutlanması çok çok eski tarihlere dayanır. Kimileri yumurta bayramı bile der bu bayrama.

Yumurta ve tavşan tarih boyunca birçok medeniyette bereketin ve yeniden doğuşun sembolü olmuştur. Hatta söylentiye göre eski zamanlarda Mısırlılar ve Persler kendilerini ziyaret eden misafirlerine uzun ve yeni bir hayat dileklerini ifade etmek için pembe, sarı, mavi, mor gibi canlı renklerle boyanmış yumurtalar hediye ederlermiş. Ve birçok kültürel taşınmada gördüğümüz gibi baharın gelişi için kutlanan bu Pagan geleneği, gel zaman git zaman Hristiyan âleminin, Hz. İsa’nın dirilerek göğe yükseldiği zamanla kaynaşmış ve bugün bizlerin Paskalya onların Ostern ya da Easter dedikleri günde, Hristiyan inançları paralelinde çeşitli dini ritüellerle birlikte kutlanmaya başlanmış. İnançlı olmayan kişiler bunun Hz. İsa’nın dirilişi olduğunun bile farkında değildir belki. Çünkü artık o kadar içselleştirilmiş bir ritüel haline gelmiştir ki tıpkı Noel gibi popüler kültürün de etkisiyle farklı anlamlar yüklenmiştir kutlamalara.

Oysa Ostern, sadece Almanya’daki değil tüm dünyadaki Hristiyanlık âlemi için en büyük dini bayramlardan biridir. Perşembe gecesi başlayan ve pazartesi sona eren 4 günlük bir süreçte; cuma Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği gün, pazar dirildiği gün olarak pazartesi de miraca çıktığı gün olarak kutlanır.

40 gündür hayvansal ürünler (et, süt, yumurta vb.), tatlı ya da alkol gibi sevdikleri ürünleri terk ederek perhize giren Hristiyanlar, Hz. İsa’nın çölde kaldığı 40 gün boyunca bu orucu tuttuğuna inanarak, perhiz yaparlar. Katolik Kilisesi Hz. İsa’nın çarmıha gerilmeden önce havarileriyle birlikte yediği son akşam yemeğini o cumadan önceki perşembe gecesi anar. (Bu yemekte Hz İsa ve havarilerinin ekmek yediği söyleniyor. O yüzden bu ritüel, Hristiyanlıkta bir ibadet haline dönüşmüştür.)

Cuma günü bu yüzden resmi tatildir Almanya’da. Kutsal Cuma olarak nitelendirilen Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği o gün, Katolik kilisesi için katı bir oruç günüdür çünkü. Eğer Corona salgını olmasaydı Katolik kiliseleri, paskalya gecesi ayininde kiliseye gelen insanlarla yeni ateşi kutsayacak, paskalya mumu yakacaktı. Kutsal kitaptan bölümler okuyup, vaftiz törenleri yapacaklardı hep birlikte. Ancak Corona tedbirleri kapsamında yalnızca sanal ayinlere izin verildi bu sene. Sanırım bu sene bu törenler kiliselerde diğer senelerin aksine daha sönük geçiriyor.

Ama bu Pazar sabahı aileler kendi içlerinde toplanıp kahvaltılarını yaptılar. Tabii bu da bu sene sınırlı! İki aileden en fazla beş kişi bir araya gelebilecek. (Küçük çocuklar hariç). Yumurtalar tokuşturulacak; rengarenk boyanmış yumurtalar… Diğerinin yumurtasını kıran kazanacak. Çocuklar evin içinde ya da bahçesinde büyüklerin sakladıkları yumurtaları arayıp bulacaklar. Aileler, çocukları ile birlikte oyunlar oynayacak. Tavşan şeklindeki çikolatalar, yumurtalar hediye edilecek küçüklere. Baharla birlikte yeniden dirilen doğanın canlanışında en güzel dileklerini dileyecekler. Aileler birlikte eğlenecekler.

Paskalya’da, pazartesi yani yarın da her yer kapalı. Çünkü resmi tatil. Cumadan sonra yapılan bu ikinci resmi tatil. Nedeni Emmaus’un köyünün hikâyesine dayanır: Rivayete göre iki mürit Kudüs’ten Emmaus köyüne Hz. İsa’nın ölümü üzerine derin bir yas içinde gider. Hz. İsa, yolda onlara katılır, ancak bu kişiler onu uzun süre tanımazlar. Bu rivayette, Hz. İsa dirilişinin ardından ilk kez kendini müritlerine görünmüştür. İşte birçok insanın Paskalya günü yaptıkları aile yürüyüşü adeti bu, kutsal kitapta da yer alan hikayeye dayandırılır.

Yani anlayacağınız Avrupa’da yarın da her yer kapalı resmi tatil.

Bizler, baharın güzelliğini bu tatillerle hissederken; Hristiyan âleminin Paskalya Bayramını da bu vesileyle kutluyorum.

Dilerim bahar; sağlık ve mutluluk getirsin herkese…

  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir