BİR YAPRAK UÇTU SAVRULARAK…

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan, aldan turuncuya, turuncudan sarıya çalan tüm yaprakları katmış önüne sürüklerken, hazanın hüznü çöktü işte yine havaya, dedim. Dedim demesine ama başımı kaldırıp ufka baktığımda, matem tutan kara bulutların gözyaşlarıyla ıslandım. Anıttepe’de mutedil esen rüzgâr, evladını sarıp sarmalayan bir babanın müşfik kollarında, imbikten süzülürcesine, meltem olup…