• Genel,  Köşe Yazıları

    ARKASI YARIN

      Bizim kuşak iyi bilir radyo tiyatrolarını. Hafta sonu cumartesi, pazar sabahları saat onda başlardı. Benim için en büyük keyifti kahvaltı sonrası radyonun başına oturup bu güzel tiyatroları dinlemek. Bir de geceleri tekrarı olurdu. Her şey bir yana, o saatlerde hayat dururdu. Seslerin hayal dünyamızla dans ettiği muhteşem hikâyeler, ete kemiğe bürünür, şekillenirdi zihinlerimizde. Klasiklerin bir kısmını ilk olarak radyodan dinleyip, sevip; sonra da çok beğendiğim için kitabını alıp okumuşluğum da çoktur. Usta tiyatro sanatçılarının, harikulade diksiyonları ile seslendirdikleri eserler, bizlere edebiyatı sevdirmişti o tarihlerde. Şimdi düşünüyorum da… Hiçbir televizyon dizisi, gerçekten de aynı hazzı vermiyor bana. Bir sonraki bölümünü heyecanla beklediğim o tiyatroların tadı damağımda, izleri hafızamda kaldı. Seçme,…