SEVDADAN GEÇME FASLINDAYIZ…

  Aşkın, hangi surette gönlümüze düştüğünde değil manasını yitirip yitirmediğindeyim ben… Eksik sayfalar, yarım kalmış hikâyeler, aynı dünyada farklı kafalar… Aşk böyle bir şey; yalnızlıktan, özlemden, yarım kalandan beslenen bir şeydir aşk… Dikkat edin, en güzel aşk hikâyeleri hep, yoksunluktan, eksiklikten, hasretten beslenmiştir bu güne kadar. Mutlu biten bir aşk…

AŞK

Aşkın rengiydi o akşam kadının, üzerine giydiği. Kokusunu, gülün kadife yaprağından, rengini alından almıştı. Biraz okyanusun derin mavisinden, biraz dolunaydan ışıltı çaldı gece mavisi gözlerine. Elbisesinin eteklerini havalandıran kavak yelleri, başak rengi saçlarını savurdu sonra. Yüreğine kanat çırpan narin kelebekler, martıların çığlık çığlığa dansını izlerken, heyecanla gök kubbede çınlayan şarkılar…

SÜRGÜN PRENSES – Sera Hatun

       (Arsız bir rüzgârın önüne takılıverip bir sürgün misali oradan oraya sürüklenirken, geçen günlerin akıveren ritmine, “Dur!” diyemezsiniz . Belki tüm bu yaşadıklarımız, hayatın içinde olması gereken doğal bir süreç gibi görünür gözümüze , belki de hazmedemediğimiz için bu doğal süreci, kaygılanırız içimizde. Ama nasıl olursa olsun, kimi…