• Avrupa Notları,  Genel,  Köşe Yazıları

    AHLÂK

    Eğitimin olmadığı yerde ahlaksızlık hüküm sürer… Bundan yedi, sekiz sene evveldi. Stuttgart’ın kalabalık alışveriş merkezlerinden birinin kapalı otoparkına arabamı park etmiş, alışverişe gitmiştim. Bir saatten fazla dolaşmışımdır. Alışveriş sepetimi getirip eşyalarımı arabama yerleştirirken bir de ne görsem iyi!? Cep telefonum arabamın üzerinde durmuyor mu? Önce benim değildir benzeri başka bir telefon mu demeye kalmadan baktım ki benim telefonum. Biz de adettendir ya “Helal para bak, bir şey olmamış!” diyerek alıp çantama koydum. Ama durup düşününce başka memleketlerde durum böyle değil, o zaman param haram da şimdi mi helal? Yok, o öyle değil işte. Çok şükür bu güne kadar haram lokma geçmedi kursağımızdan. Alnımın teriyle kazandım hep. İşte o zaman, hikâyemin…

  • Eğitim,  Genel,  Köşe Yazıları

    DİL ve KÜLTÜRLEŞME -3-

    KİLİM GAZETESİ, BADEN-WÜRTTEMBERG, KASIM 2021 Yeryüzündeki tüm çağdaş kültürler, farklı farklı kültürlerin senteziyle oluşmuş ürünlerdir. Hani, o hepimizin diline pelesenk olan “Globalleşme” kavramı tam da bunun sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu pencereden bakıldığında Almanya’da yaşayan Türk toplumunun kültürü de Avrupa kültürüyle harmanlanmıştır. Dolayısıyla kültürlerimizin etkileşimi,  kaynaşması ve ortaya çıkardığı yeni dinamikler, içinde yaşadığımız bu toplumda oluşturduğumuz ve oluşturmaya devam ettiğimiz yepyeni bir kültürleşme kavramını da beraberinde getirmiştir. Elbette kişisel olarak ya da gruplar halinde bu kültürleşme sürecine karşı duranlar olmuştur, olacaktır da ama Almanya’da yaşayan Türk insanının buraya göç etme süreci göz önünde bulundurulduğunda, geçen zaman içinde (Göçün 60. yılında) bu kültürleşme sürecini tamamen bertaraf etme ihtimalinin mümkün olmadığını zannederim siz…

  • Avrupa Notları,  Genel,  Köşe Yazıları

    ETNİK DEĞİL AMA BÖLGESEL MİLLİYETÇİLİK

    Tarih sayfalarına yazılacak zor bir dönemin içinden geçiyoruz. “Yeni bir Dan Brown romanı mı bu?” diyenlere “Hayır, bu, insanlığın yeni romanı!” demekten öte gidemiyoruz ne yazık ki. Çünkü okumuyoruz, şu anda bizatihi yaşayarak yazıyoruz, sayfaları. Böyle bir salgına, ailelerimizden binlerce kilometre uzakta tanıklık ediyor olmanın yalnızlığında; Avrupa’dan bir bakışla klavyeme dökülen bu satırları kendi payıma notlarıma kaydediyor ve sizlerle paylaşıyorum bugün. Bu tür kitleleri etkileyen büyük olaylar, insanları daha iyi gözlemleyip analiz edebilme imkânı sağlıyor insana. Ben, tıp insanı değilim. O sebeple de burada virüsü, özelliklerini, yayılmasını vb. anlatacak değilim. Zaten bilen de bilmeyen de yine iş başında konuşuyor, yazıyor. Yaşadığımız bu olay, şüphesiz antropolog ve sosyologlar için çok büyük…