• Genel,  Köşe Yazıları

    İNANÇ VE MUTLULUK

    Maddî-manevî birçok imkânı rahatlıkla yakalayabildiğimiz, ihtiyaçları gidermek babında her bütçeye uygun birçok alternatifin var olduğu; doyumsuzluğun, tamahkârlığın hat safhaya ulaştığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. “Yok” kelimesinin neredeyse hükümsüz kaldığı günlerden geçiyoruz kanaatimce. Yapılan üretime karşılık çılgınca tüketen bir toplum haline geldik. Bilinçli/bilinçsiz tüketiyoruz satın alınan şeylere karşılık ziyan edilip atılan onca şeyi bulamayan, alamayan insanların olduğundan haberli/habersiz… Harcıyor ve atıyoruz… İhtiyacımız olanı da olmayanı da… Tüm bunlara karşılık mutlu muyuz?… Eskiden bayramda alınan bir çift ayakkabıyı başının altına koyup mutlulukla uyuyan çocuklar kaldı mı?…  Alınan küçücük hediyelere yürekten sevinen kaç kişi var?… Ya sunulan bir demet çiçeğin hazzıyla tebessüm eden kaç kadın?… Bir elin parmakları kadar bile değildir sanırım… Artık…