#AZRAİL

Bu kaçıncı sayfa yırtıp attığım? Kalem, kâğıttan utanıyor; kâğıt, kalemden. Mürekkep, akmak istemiyor kelimelerin üzerine, bunca kanın aktığı yerde. Ellerim titriyor, aklım kabına sığmıyor, bir gidiyor, bir geliyor. Yazdığım her kelime, kifayetsiz, ruhsuz, anlamsız kalıyor. “Allah’ım, sen aklımızı koru!” ama sadece aklımızı değil “Kadınlarımızı, çocuklarımızı, gençlerimizi, yaşlılarımızı, kısacası hepimizi koru!”…

KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ MASALINDAKİ KURT

Yazık şu koskoca tarih şeridinde; gücün, şişkin cüzdanların ve şişkin egoların rant yaptığı; bilginin, görgünün, asaletin, adaletin ve ahlakın, tüm bu içi boş şişkinliklerin arasında havası kaçan bir balon gibi uçarak yere düştüğü bir çağa rast gelmişiz. Oysa güçlülerin bencil tavırlarını, birbirlerine ve takipçilerine gösteriş yaparcasına, umarsızca sergilediği sanal âlem…

NE DERSİNİZ?

Ölüyoruz… Hava… Su… Dağ… Taş… Toprak ölüyor. Ama en önemlisi, İnsanlığımız ölüyor…! Son günlerde ne kadar duyarsız insanlar haline geldiğimizin siz de farkındasınızdır eminim. Artık hiç kimsenin yüreği titremiyor. Yolda yürürken biri, bir anda yere düşse, eğilip kimse kaldırmıyor. Yanımıza üstü başı perişan bir yoksul yaklaşsa, hırsız mı, terörist mi,…

İNSANLIK… ÖLÜMLER… İDAM!…

Almış başını gidiyor… Kim ?… Hükümsüz kalan insanlık… 9 Yaşında masum bir çocuğa el uzatarak taciz edip öldüren; hasta, sapık ruhlu insanlık… Soğukta yoğun kış şartlarında, her tür teknolojiye sahip bir ülkede yardım eli uzatılmayarak, küçük Muharrem’in ölmesine müsaade eden insanlık… Penceresi kırık odada, bakımsızlık ve açlıktan ölmesine izin verilen…