• Köşe Yazıları

    ÖĞRENMEYE GEREK YOK!

    Dünya globalleştikçe, marjinal düşünceler, renkli fikirler törpüleniyor ve ortaya tek tip bir insan modeli çıkıyor. Fabrikada seri üretime geçilen robotik bir grilik hâkim oluyor dünyaya. Zenginliğin ve çeşitliliğin yerini tekdüzelik alıyor. Herkes gün geçtikçe birbirine benziyor. Görüntümüz, davranışlarımız, hayallerimiz ve fikirlerimiz çeşitliliğini yitiriyor.    Teknoloji gelişip, dünya değiştikçe her şey daha iyi oluyormuş gibi görünse de hayat günden güne rengini kaybediyor. Eskiden okullarda öğretilenler, kırpılıp kısırlaştırıldıkça, insanların yerine bilgisayarlar düşünüp tasarlayıp ürettikçe, yapay zekâların geliştiği nispette, insan beyninin gerilediğini düşünüyorum. Eskiden ezbere bildiğimiz en basit şeyleri bugün bilgisayarlara sorar olduk. Öğrenmeye gerek yok, nasılsa internet var, yapay zekâlar var. Düşünmeyen beyinlerin gittikçe nasıl köreldiğini hiç fark etmiyor musunuz? Korkarım, bilim…

  • Köşe Yazıları

    “NAMUS” KADINLARIN ETEĞİNE YAPIŞMIŞ BİR KERE!

    Kelimeler boğazıma dizildi, satırlara düşmüyor… Elim yazsa dilim dönmüyor, dilim dönse zihnim ikrar etmiyor, edemiyor… İnsan diyemeyeceğim bu iki ayaklı yaratık için ne desem kâr etmiyor! Şeytanın vücut bulmuş hali! Haberi duymayan yoktur herhalde. Bağcılarda yıllarca çocukları tehditle, şantajla korkutarak taciz eden şahsiyetsizden bahsediyorum. Adaletini yitirmiş dünyada adalet arayamayan, korkutulup susturulan, kamera kayıtları ile duvarlara yazılan kâğıtlardaki direktiflerle sindirilen el kadar çocukların hayatını karartan bir mahluktan bahsediyorum. Adalet… Neredesin ey adalet! Bu iki ayaklı yaratığın 2009 yılında bir çocuğa yönelik istismar suçuyla yargılanıp delil yetersizliği gerekçe gösterilip “Çocuğun beyanı soyuttur!” denilerek beraat ettiren adalet. Ne oldu bak, gördün mü şimdi? Düşünsene bu herif, o zaman ceza alsaydı, bunca çocuk bunca…

  • Köşe Yazıları

    KAOSTAN …

    Bir yılgınlık, bir bezginlik bir bitkinlik hali… Yüzler asık, kafalar yerde; agresif bakışlar, gergin insanlar;  her an biri birinin boğazını sıkacakmış gibi kimi tedirgin kimi saldırgan bir ruh halinde. Birbirine, gözünün üstünde kaşın var, demeye bile korkan sanki kara gözlüklü, kara pardösülü insanlar sürüsü etrafta… İnsanlık olarak ikiye bölündük; kurtlar ve kuzular… Ezen ve ezilen… Buyuran ve biat eden… Kısacası biz ve onlar… Ortası yok! İletişim teknolojilerinin jet hızıyla uzaya fırladığı çağda iletişimsizlik hat safhada. İlişkiler laçka! Evlerde aile içi iletişimsizlik, sokaklarda, iş yerlerinde, çarşıda, pazarda, insanlar arasında, okullarda çocuklar, gençler arasında, sevgide sevgililer arasında iletişimsizlik … Asosyallik, bireysellik, içedönüklük kısacası bencillik! Her şey sahte, her şey göstermelik; Beş dakika…