• Eğitim,  Köşe Yazıları

    ÖĞRETMEN

      “Ve karanlıkla mücadele edecek meşalelerimizi ellerimizden bırakmak bize yakışmaz…” Dil ve Edebiyat öğretmenlerimle aram hep iyi olmuştur. Hem edebiyata hem yazı yazmaya hem de farklı dilleri, kültürleri tanımaya olan merakımdan olsa gerek. Lisede istemediğim halde matematik bölümü okusam da (O yıllarda, notları yüksek öğrenciler sayısal bölümlere devam etmek zorunda bırakılırdı.) üniversite sınavında tercihlerim hep sözel bölümlerden yana olmuştu. Sınav sonuçlarımız açıklandığında çok mutluydum. Sevdiğim bir alanda eğitim almaya hak kazanmıştım. Edebiyat öğretmenim “Hangi bölümü kazandın?” diye sorduğunda nasıl gururla “Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği” dediğimi hiç unutmam. Ama asıl, öğretmenimin verdiği cevap aklımdan hiç çıkmaz: “Başka kazanacak bölüm mü yoktu!” Ve ardından hissettiğim hayal kırıklığı… O zamanlar öğretmenimin ne…

  • Köşe Yazıları

    ÖZÜR DİLERİZ ATAM!

                   Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu ve umutlu olsun… Yaşasın cumhuriyet! Mutluyuz, gururluyuz cumhuriyetimiz 100 yaşında! Doğum günün kutlu olsun Türkiye’m! … Ne güzel sözler bunlar, gerçekten ne büyük bir gurur ve mutluluk bizim için. Özgür ve çağdaş bir millet olmanın, insanca yaşamanın, sürü psikolojisinden çıkıp kendi kimliği, kişiliği, fikri ve görüşleri ile ait olduğu toplumda gerçek bir birey olarak insan olarak var olmanın adı çünkü cumhuriyet. Birlik ve beraberlik içinde verilen muhteşem bir milli mücadelenin sonunda, devrimlerle döşenen aydınlık bir yolda, büyük önder Atatürk’ün liderliğinde az zamanda büyük işler başaran bir milletin torunları olarak bugün hâlâ özlemle sadece geçmişi yâd ediyor, gelecekten aynı umutla bahsedemiyorsak az zamanda başarılan o işleri…

  • Genel,  Köşe Yazıları

    EFSANE

    Nice 96 yıllara… Yüzyıllar öncesinden bu güne kadar gelen efsanelerden anımsarsınız: Anka kuşu, oldukça uzun ömrünün sonlarına yaklaştığında öleceğini anlayarak kendisi için bir yuva hazırlar. Bu özel yuva için gerekli olan kuru dalları bir araya getirerek yuvasını inşa eder ve yuvayı çok özel bir sıvı ile sıvayarak oraya yerleşir ve kızgın güneş ışıklarıyla bu özel yuvanın tutuşmasını bekler. Sonra güneş ışıklarının etkisiyle tutuşarak yanan yuvanın içinde, kendisi de yanar ama aslında alevlerle yeniden hayat bulur ve yeniden doğar. Yanan yuvanın ardından yanmış küllerin içinde meydana gelen bir yumurta ve bu yumurta sayesinde yenilenen Anka kuşu artık küçük bir yavru olarak “sil baştan” başlar hayata. Atatürk, Türk Milletinin yaratılışına en uygun…