EVLAT AĞRISI

“Barışta evlatlar babalarını, savaşta babalar evlatlarını toprağa verir.” Heredot Üzgünüm… Hem de çok üzgünüm. Onlarca umut, onlarca fidan, onlarca hayat; hayallerini, umutlarını, sevgilerini, aşklarını, ailesini, sevdiğini ardında bırakıp Hakka yürüdü. Ardında koskoca acılar bırakarak… Peki, nedir acı? Parmağındaki bir kesik mi? Ağrıyan bir diş ya da yediğiniz bir tokat mı?…

ZİL ÇALDI ANA !

Kadın, zoraki yutkundu. Kesik kesik aldığı nefes, hayata olan borcunu taksitle ödetircesine zorluyordu onu, her defasında. Ama bu defa daha farklıydı. Veresiyeye doymuş gibi baktı hayat, bir an, yüzüne. Günlerdir uykuya hasret gözlerinin altındaki mor halkalar, kement atmış, sıkı sıkıya bağlamıştı göz çukurlarına kaçan buğulu gözlerini, kasvetin derinine. En son,…

KALEM KIRILSA, MÜREKKEP BİTSE, KAĞITLAR TÜKENSE…

Bugün her şeyi bir kenara bırakıp empati yapmanızı istiyorum…. Her şeyi, tüm düşüncelerinizi bir tarafa bırakın ve Doğu’da, Güneydoğu’da evladı olan bir ana, bir baba, bir eş, bir kardeş bir nişanlı olun, sadece bir günlüğüne… ( Ne kadar olduk desek de tam anlamıyla olmak zor ama…) Canınız, yavrunuz, sevdiğiniz ateş…

VATAN DA SAĞ OLSUN !…

Yer ağladı, gök ağladı. Toprak utandı koynuna sarıp sarmaladığı gencecik bedenlerin gül kokulu teninden. Ana ağladı, yar ağladı, can ağladı, canan ağladı… Yetim kaldı gözü yaşlı evlatlar, Evlatsız kaldı bağrına taş basan analar… “Vatan sağ olsun!” derken babalar, Gözyaşlarında yıkadı, Yüreğine gömdü, yıllarca sakınıp saklayıp büyüttüğü koç yiğidini. Ya yavuklusunu…

error: KOPYALAMA YAPAMAZSINIZ !!