• Genel,  Köşe Yazıları

    TAMAMEN DUYGUSAL

    Benliği, ruhu ve bedeni arasındaki sınırları çizemeyen insanlar için zor olan bir kavramdır sükûnet. İçinden yükselen alevi soğutacak mekanizması yoksa kişinin; dışa taşar, yakıp yıkar etrafını. Duygular ve düşünceler arasındaki ince çizgiye ilim, irfan değil de cehalet ve onu körükleyen şeytan sızmışsa orada sükûnet mevzu bahis bile olamaz. Maddenin kutsallaştığı maneviyatın hükmünü yitirdiği bir zamanda; görünenin ardında saklı bilinçaltındaki duygularıyla hareket eden bir milletiz. Okur-yazar olandan olmayana, eğitimlisinden cahiline, hâkim olamadığımız duygularımızın esaretinde, damarlarımızda deli akan kanın şehvetine kapılmış, bu nedenle düşüncelerini su yüzüne çıkarmayan bir milletiz. Doğrusunu bilsek de “Başkaları ne der?” zihniyetiyle gerçek düşüncelerini ifade edemeyen insanların çoğunluğu oluşturduğu bir ülkeyiz; en ciddi meselelerde dahi, duygusallığının tesirinden çıkamayan…