#AZRAİL

Bu kaçıncı sayfa yırtıp attığım? Kalem, kâğıttan utanıyor; kâğıt, kalemden. Mürekkep, akmak istemiyor kelimelerin üzerine, bunca kanın aktığı yerde. Ellerim titriyor, aklım kabına sığmıyor, bir gidiyor, bir geliyor. Yazdığım her kelime, kifayetsiz, ruhsuz, anlamsız kalıyor. “Allah’ım, sen aklımızı koru!” ama sadece aklımızı değil “Kadınlarımızı, çocuklarımızı, gençlerimizi, yaşlılarımızı, kısacası hepimizi koru!”…

ARKASI YARIN

  Bizim kuşak iyi bilir radyo tiyatrolarını. Hafta sonu cumartesi, pazar sabahları saat onda başlardı. Benim için en büyük keyifti kahvaltı sonrası radyonun başına oturup bu güzel tiyatroları dinlemek. Bir de geceleri tekrarı olurdu. Her şey bir yana, o saatlerde hayat dururdu. Seslerin hayal dünyamızla dans ettiği muhteşem hikâyeler, ete…

VİCDAN “SIZ”

 Bu bir yazgı değil… Hayır; olamaz, olmamalı… Bu bir eğitim meselesi bile değil özüne inildiğinde… Bu bir vicdan meselesi… Vahşi doğada çekilen belgesellerde izlemişsinizdir. Yavrusunu koruyan, besleyen, ayakları üzerinde durabilecek seviyeye gelene kadar anne şefkati, baba korumacılığı altında büyüyen yavruları… En soğuk en ürkütücü bulduğunuz hayvanlarda bile var olan bu…