YERİNDE VE ZAMANINDA

Psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış bir çocuğun bir yetişkin tarafından kullanılması cinsel istismardır. Mediko-sosyal, ahlaki ve legal yükümlülükleri olan büyük bir sorundur. Özellikle az gelişmiş ülkelerde sık rastlanılan bu durum çeşitli şekillerde meşrulaştırılmaya çalışılarak insanlara normal bir davranışmış gibi sunulmaktadır.

Tıpkı “The Telegraph” gazetesinde yer alan haberde okuduklarımız gibi… Habere göre çocuk gelinlerin Irak’ta yasal hale gelmesi gündemdeymiş. Üstelik mevzubahis olan henüz 9 yaşına bile girmeyen çocukların evlenmelerinin yasallaşması… 30 Nisan’da yürürlüğe girecek yasanın onaylanmasına kesin gözüyle bakılıyor olması gerçekten esef verici…

Düşünsenize daha evcilik oynayacak yaştaki çocuğu evlendiriyorsunuz!.. Bir çocuk gelin hikâyesinde okumuştum, geçmişte yaşadıklarını anlatan genç kadın “Bebeğimizi bakması için kocama verip ben arkadaşlarımla oyun oynamak için dışarı çıkardım” diyordu… Düşününce ne kadar üzücü bir tablo bir çocuk için.

Bu haberi okurken legal olarak bizde böyle bir uygulamanın olmamasına sevinirken illegal bir şekilde aynı tür evliliklerin bizde de onay gördüğünü bilmenin üzüntüsünü hissettim. Zira aslında şu anki uygulamalarına göre tıpkı bizde olduğu gibi yasal evlilik yaşı Irak’ta da 18 ancak 15 yaşındaki genç kızlar hatta çocuklar aile onayı alınarak evlendirilebiliyor. Bize de yabancı gelmeyen bir uygulama bu aslında.

Yasal olmamakla birlikte “çocuk gelinler” diye tabir edilen ve kırsal kesimlerde “başlık parası, berdel” gibi değişik isimlerle, küçücük kız çocuklarını kendilerinden yaşça hayli büyük insanlarla imam nikâhı yoluyla evlendirilmesi (satılması!) olayı, basından duyabildiğimiz kadarıyla sıkça yaşanmaktadır.

Duyabildiklerimiz gerçekte yaşananların kaçta kaçı, bu bize muamma iken sadece bunlar bile bu yasadışı, cinsel istismarı durdurmak için daha ciddi ve caydırıcı tedbirlerin alınması gereğinin ehemmiyetini ve aciliyetini ortaya koyuyor. Ancak aşağıda anlatacağım olayda olduğunun aksine yerinde ve zamanında yapılacak müdahale çok önemli… Zira iş işten geçtikten sonra yapılan müdahaleler bazen anlamsız ve zarar verici olabiliyor.

Yüreğir ilçesinde oturan ve bir gıda şirketinde satış elemanı olan genç, 6 yıl önce şu anda 20 yaşında olan eşine âşık olur. Ancak aile büyükleri, kızlarının yaşının küçük olması nedeniyle 3 sene daha beklemek istemelerine rağmen düğün yaparlar. 14 yaşındaki kız ve genç nikâhsız olarak birlikte yaşamaya başlarlar. Evlendikten bir yıl sonra hamile kalan kız, hastaneye gidince yaşı küçük olduğundan doğal olarak durum polise bildirilir. Şikâyet ve yargılama süreci devam ederken bir evlat sahibi olan iki genç; kızın on sekizine girmesiyle resmi nikâh yaptırır. Bu şekilde hayatlarına devam ederlerken beş senelik bir sürecin ardından açılan dava sonuçlanır.

Sonuca göre; davada tutuksuz yargılanan genç koca 8 yıl 4 ay, babası ve kayınbabası ise 3’er yıl 6’şar ay hapis cezasına mahkûm edilmiş. Karar, Yargıtay tarafından da onanmış.

İnfaz bürosu ekipleri iki baba ve genci cezalarını çekmeleri için evlerinden alıp cezaevine götürmüş.

14 yaşında evlendiği için eşi, babası ve kayınbabasının cezaevine girmesi üzerine büyük üzüntü yaşadığını belirten 20 yaşındaki genç kadın, “3 aile perişan oldu” diyerek üzüntülerini dile getirmiş.

Bu olayın vukuundan hemen sonra tutuklamalar yapılsaydı, verilen karar ve yapılan müdahale gerçekten yerinde olurdu. Ama aradan yıllar geçmiş, resmi nikâh yapılmış, çoluk çocuğa karışılmış ve genç kadın “eşimi bırakın, beni mağdur ediyorsunuz” derken; bunca zaman sonra bu tutuklamaların yapılması, ne kadar adil artık orasını da siz düşünün…

Küçük yaşta evlendirilen kız çocuklarına yerinde ve zamanında müdahale edilsin lütfen. Sadece okur yazar oranımızı değil; eğitimli insan sayımızı artırmak için de olsun gayretimiz…

Sosyal medyada paylaşın

Yorum Yazın