• Köşe Yazıları

    EĞİTİM ŞART!

    Sanmayın ki eğitim sadece okulla ilgili bir kavramdır! Eğitim, okullar açıldığı zaman “Eğitim-Öğretim Yılı” olarak kullandığımız sıradan bir kelimeymiş gibi görünebilir size ama aslında hiç de öyle değil! Öğretim, okuduğunuz okullarla sınırlı bir eylem ama eğitim başka! Zira eğitim, beşikten, mezara kadardır. Tabii öyle olabildiği sürece! Zira beşikten dediğimiz zaman işin içerisine ilk aileler girer ki, gerçekten bir bireyin yetişmesinde aile çok önemlidir. Reşit olduktan sonra da top, bireye geçer, sorumluluk kişinin kendisindedir artık. Düşünsenize, ilk konuştuğunuz kelimeler ve o kelimeleri telaffuz şekliniz tamamen ailenizdeki bireyler gibi. Eğer aileniz aksanlı konuşuyorsa siz de öyle konuşmaya başlıyorsunuz, eğer aileniz “İstanbul ağzı” dediğimiz en doğru Türkçeyi konuşuyorsa siz de, daha doğuştan mükemmel…

  • Köşe Yazıları

    ÖĞRENMEYE GEREK YOK!

    Dünya globalleştikçe, marjinal düşünceler, renkli fikirler törpüleniyor ve ortaya tek tip bir insan modeli çıkıyor. Fabrikada seri üretime geçilen robotik bir grilik hâkim oluyor dünyaya. Zenginliğin ve çeşitliliğin yerini tekdüzelik alıyor. Herkes gün geçtikçe birbirine benziyor. Görüntümüz, davranışlarımız, hayallerimiz ve fikirlerimiz çeşitliliğini yitiriyor.    Teknoloji gelişip, dünya değiştikçe her şey daha iyi oluyormuş gibi görünse de hayat günden güne rengini kaybediyor. Eskiden okullarda öğretilenler, kırpılıp kısırlaştırıldıkça, insanların yerine bilgisayarlar düşünüp tasarlayıp ürettikçe, yapay zekâların geliştiği nispette, insan beyninin gerilediğini düşünüyorum. Eskiden ezbere bildiğimiz en basit şeyleri bugün bilgisayarlara sorar olduk. Öğrenmeye gerek yok, nasılsa internet var, yapay zekâlar var. Düşünmeyen beyinlerin gittikçe nasıl köreldiğini hiç fark etmiyor musunuz? Korkarım, bilim…

  • Köşe Yazıları

    “NAMUS” KADINLARIN ETEĞİNE YAPIŞMIŞ BİR KERE!

    Kelimeler boğazıma dizildi, satırlara düşmüyor… Elim yazsa dilim dönmüyor, dilim dönse zihnim ikrar etmiyor, edemiyor… İnsan diyemeyeceğim bu iki ayaklı yaratık için ne desem kâr etmiyor! Şeytanın vücut bulmuş hali! Haberi duymayan yoktur herhalde. Bağcılarda yıllarca çocukları tehditle, şantajla korkutarak taciz eden şahsiyetsizden bahsediyorum. Adaletini yitirmiş dünyada adalet arayamayan, korkutulup susturulan, kamera kayıtları ile duvarlara yazılan kâğıtlardaki direktiflerle sindirilen el kadar çocukların hayatını karartan bir mahluktan bahsediyorum. Adalet… Neredesin ey adalet! Bu iki ayaklı yaratığın 2009 yılında bir çocuğa yönelik istismar suçuyla yargılanıp delil yetersizliği gerekçe gösterilip “Çocuğun beyanı soyuttur!” denilerek beraat ettiren adalet. Ne oldu bak, gördün mü şimdi? Düşünsene bu herif, o zaman ceza alsaydı, bunca çocuk bunca…