AHLÂK

Eğitimin olmadığı yerde ahlaksızlık hüküm sürer…

Bundan yedi, sekiz sene evveldi. Stuttgart’ın kalabalık alışveriş merkezlerinden birinin kapalı otoparkına arabamı park etmiş, alışverişe gitmiştim. Bir saatten fazla dolaşmışımdır. Alışveriş sepetimi getirip eşyalarımı arabama yerleştirirken bir de ne görsem iyi!? Cep telefonum arabamın üzerinde durmuyor mu?

Önce benim değildir benzeri başka bir telefon mu demeye kalmadan baktım ki benim telefonum. Biz de adettendir ya “Helal para bak, bir şey olmamış!” diyerek alıp çantama koydum. Ama durup düşününce başka memleketlerde durum böyle değil, o zaman param haram da şimdi mi helal?

Yok, o öyle değil işte. Çok şükür bu güne kadar haram lokma geçmedi kursağımızdan. Alnımın teriyle kazandım hep.

İşte o zaman, hikâyemin asıl kısmına geçmeliyiz. Asıl meseleye yani. Yanıma park eden araba değişip başka bir araba park ettiği halde, son model bir telefonu oradan almayan ahlaki yapıyı sorgulamak gerek bence. Güzel olan, örnek alınması gerekli olan, takdire şayan olan bu çünkü!

Son zamanlarda sosyal medyada paylaşım rekorları kıran bir video var, belki siz de görmüşsünüzdür. Adam Almanya’da, organik ürünler satılan küçük bir satış yerini paylaşmış. Bir yandan da anlatmış videosunda. Patates, soğan, bal, bazı sebzelerin bulunduğu bu dükkânda bir satıcı yok. Ürünlerin üzerinde fiyatları yazıyor. Herkes girip ihtiyacı olan ürünü alıp etiketin üzerinde yazan parayı kuruşu kuruşuna orada bulunan küçük tahta para kutusunun içine bırakıp gidiyor. Ne paraları ne de ürünleri çalmıyor kimse.

Benzeri örneklere özellikle çiftlik gibi üretim yapılan bağ ve bahçelerin önünde sıkça rastlarsınız. Elma üreticisi elmalarını, patates üreticisi patateslerini bırakıyor bahçenin önüne. İnsanlar başında bekleyen biri olmadığı halde gidip ürününü alıp parasını bırakıp bahçeden ayrılıyor. Alıcıdan satıcıya. Şu an mesela çilek mevsimi geldi. Kabını alan, soluğu çilek bahçesinde alır burada bu mevsim. Bahçede yiyebildiğin kadar yemek serbest… Topladığını da tartıp parasını orda ayrılan kutuya bırakıp çıkıyorsun. Yine bahçenin sahibi yok.

Metrolarda mesela, bilet soran yok. Arada bir kontrolörler gezer. Biletsiz yakalanırsan cezası büyük! Ama herkes metroya binip biletini basar, her zaman denetleyen kimse olmadığı halde.

İşte tüm saydıklarım ahlaklı olmanın bir ürünü. İnsana saygı, güven, toplum kuralları bilinci, her tür kurala uyma eğitimi ve terbiyesi…

Ve tüm bunlar önce ailede başlayan sonra okulda devam eden öğretilerin sonucu. Evinde ailesinde kurallara uyan bireylerle yetişen bir çocuk, siz isteseniz de kurallara uymamazlık etmez. Almanya’da okullarda din dersi zorunlu değil ama ahlak dersi zorunlu. İlkokulda dersten çok davranış eğitimi alıyor çocuklar. Yedinci sınıftan itibaren de zorunlu ahlak dersi (Etik)

Bu derslerde; toplum bilinci, dürüstlük, hak, adalet, bilinçli, düşünen ve sorgulayan insanlar yetiştiriyorlar. Olayların ve insanların aydınlık ve karanlık yönlerini gösterip doğru olanın hangisi olduğunu anlatıyorlar.

Sonra ne mi oluyor?

İşte böyle açık alanda değerli bir eşyanızı unutuyorsunuz, hırsızlığın kötü bir davranış olduğunu bilen insanlar, sizin olana dokunmuyor.

Şimdilerde Almanya da eskisi kadar güvenilir değil aslında. Özellikle büyük şehirler çok göç almış. Mülteciler, hatırı sayılır oranda artmış. Bu ülkenin kurallarıyla yetişmeyen dışarıdan gelen insanlar arttığı için, güvenilirlik eskisi kadar olmasa da yine de var.

Yani her durumda yine de dikkatli olmak lazım. Her toplumda iyiler kadar kötüler de vardır mutlaka.

Ama sözün özü : EĞİTİM ŞART!

İçi dolu bir eğitim.

Gerekli bilgilerin öğretildiği eğitim!

Öğretimden önce EĞİTİM!…

Sosyal medyada paylaşın

AHLÂK” için 2 yorum

  • 03/05/2019 tarihinde, saat 15:20
    Permalink

    Kalem üstadı arkadaşımızdan Ahlak gerçeğini yaşayan, yaşatan bir toplumda Harika gözlemler. Her satırına, kelimesine kefilim.
    Takdir duygularımla Hümeyra.

    Yanıtla
  • 04/05/2019 tarihinde, saat 11:37
    Permalink

    Ne güzel dile getiriyorsunuz Hümeyra öğretmenim kalemine sağlık, çok önemli konuyu dile getirmişsiniz AHLAK, özellikle içinde bulunduğumuz yüzyılda daha fazla ihtiyacımız olan erdem ve evet önce AHLAK ahlak temeline oturmayan hiçbir eylem düzgün olmuyor, sizin gibi genç kalemlere daha çok ihtiyacımız var ve lütfen yazmaya devam. Baki selamlar…

    Yanıtla

Yorum Yazın

error: KOPYALAMA YAPAMAZSINIZ !!